|
Azure(İngiltere):
Finlandiya'dan başka hangi ülkede yaşamak isterdin?
Tuomas:
Ülkemi çok seviyorum ve henüz ülkemde başka bir yerde
yaşamamı istetecek kadar hiç bir olay başıma gelmedi.fakat bir sebepten dolayı
Finlandiya'dan sürgün edilirsem eğer, Kanada ve Avustralya ilk seçeneklerim
olur.
Janet(Amerika):
Şu sıralar hangi şarkıları ve hangi tarz müzikleri
dinliyorsun?
Tuomas:
Şu an ki en iyi 5'im;
1. Indica: Valoissa
2. Mike Oldfield: Music Of The Spheres
3. Brother Firetribe: Heart Full Of Fire
4. Children Of Bodom: Blooddrunk
5. Amy MacDonald: This Is The Life
Sara(Los Angeles):
Disney'de karşılaştığın küçük çocukları korkutur musun?
Tuomas:
=)Eee, bir keresinde küçük bir kız masum gözlerini kocaman
açarak yanıma geldi ve "Affedersin ama sen erkek misin kız mı?" diye sordu.
Marco'nun sakalı da gençlerin çoğunu çok etkiliyor.
Lauren(Sidney, Avustralya):
Şu anda ceplerinde neler var?
Tuomas:
Şu anda giydiğim Winnie The Pooh baskılı iç çamaşırların
cepleri yok. Bu otel odası uzun pantolonlar giyilmeyecek kadar sıcak
Karan(İngiltere):
Diğer insanlarda en çok neye değer verirsin?
x
Tuomas:
Erdemlik, nezaket, sadakat ve küçük şeylerden mutlu
olmalarına
Jo(Suffolk, İngiltere);
Dark Passion Play bir bahçe olsaydı, içinde ne olmasını
isterdin?
Tuomas:
Bahçenin ortasında siyah sular akan bir gölcük, faunasız
ve taşlarla çevrili.Üzerinden küçük kemerli bir köprü geçiyor .Köprünün
tırabzanları zehirli sarmaşıklar ile kaplanmış.
Köprünün ön tarafında kum, küçük kaya parçaları ve kaktüsler var. Yan taraf ise
dünyanın en güzel orkidelerinin ve en alttaki dalına bir salıncak kurulmuş koca
bir meşe ağacının bulunduğu küçük bir bölge.
Fakat orkideler ölmek üzere çünkü sulamayı unutmuşum.Meşe ağacı ise kibirli bir
şekilde dimdik ayakta.
Dakota Brown(Michigan, Amerika):
Youtube'daki Wishmaster'ın yanlış duyulan şarkı sözleri
videosunu izledin mi? Eğer izlediysen, ne düşünüyorsun?
Tuomas:
Hayatımda gördüğüm en güzel şey!, Muhteşem bir iş, kim
yaptıysa.
Cathy(İngiltere):
Boş vakitlerinde şiir yazar mısın? (Şarkılara söz yazar
gibi) ve en sevdiğin şair kimdir?
Tuomas:
Tamamen değil, Yazılarımın hepsi şarkı sözü olarak sonlanır. Fakat bir
albüm için genellikle 3 veya 4 defteri yazılar ile doldururum. bu yüzden en
sonunda şarkı sözü olamamış bir sürü yazım kalır geride.
AFF-Oceanborn-Wishmaster dönemlerinde
kullandığım defterleri halen saklıyorum. Arada sırada açıp baktığımda
binlerde sayfa kullanılmamış keltçe ağıtlar, şarkı sözleri, fikirler ve bunun
gibi bir çok şey buluyorum.Ayrıca "Stargazers"in orijinal isminin "Aztecs" ve
"Dead Boy's Poem"in ise "Long-Forgotten" olduğunu fark ediyorum.Her şeyin biraz
fazla masum ve lekesiz olduğu dönemlerde doğan bu yazılara belki bir gün geri
döneceğim,.
En sevdiğim şair Walt Whitman, özellikle "Song of Myself" şiiri çok güzel.
Fin şairlerinden ise en çok Eino Leino & Uuno Kailas'u seviyorum
Victor(Brezilya):
"Higher Than Hope" şarkısını Marc Brueland'in ailesinin
konser alanında olduğu sırada Amerika'da çaldınız. Şarkıyı tekrar çalmak nasıl
bir duyguydu? Ya "Creek Mary's Blood"u John Two-Hawks ile çalmak?
Tuomas:
Bu şarkılar bizim için çok özeller bu yüzden onları çok
sık çalmak istemiyoruz. "Creek"i sadece John yanımızdayken, "Higher"ı ise
Brueland ailesi konsere geldiğinde veya şarkıların çalma zamanlarının geldiğini
düşündüğümüz zaman çalıyoruz. Bu iki şarkıda idare etmesi çok zor olan karanlık
sularda salınıp gidiyor. "Poet And The Pendulum" dışında bu iki şarkı gibi
çalarken içimde bir ürperti hissettiğim başka bir şarkı olduğunu sanmıyorum.
Aino(Oulu):
Bugün başına gelen en güzel şey nedir?
Tuomas:
Tanıdığımız bir kaç insanın gelip hayatlarındaki her şeyin
daha iyiye gittiğini söylemesi.
Oceanwhisperer(İngiltere):
Nightwish için yazdığının şarkılardan en çok
hangisini yazarken zorlandın?
Tuomas:
Bazen bir fikir veya hikayenin özünü yakalayan şarkı
sözünün bulunduğu güzel bir düşünce bulmak zor olabiliyor.Dead To The World,
Nemo & Whoever Brings The Night gibi şarkılar mesela.
Eleonora(İsveç):
Turneden sonra eve geldiğinde yaptığın ilk şey nedir?
Tuomas:
Taze memleket havasını içime çekmek, saunaya girmek,
çamaşır yıkamak, zeka gerektirmeyen boktan bir film izlemek ve uyumak
Emma:
Yeni NW albümü üzerinde çalışıyor musun?
Tuomas:
Fikir seviyesinde, evet, her zaman. Daha henüz, şarkı
sözleri için kullanacağım yepyeni, insanın sarılası gelen Snufkin marka bir
defter bile aldım çünkü ilk defterim şimdiden bitti. =)
Şu anda bir şarkıyı tamamladım, çok fazla şarkı konsepti, şarkı isimleri hatta
yeni albüm için kapsamlı, açık bir konu bile buldum. Albüm çalışmalarına gelecek
yıl başlamak için sabırsızlanıyorum.Fakat ilk önce bu turneden sapasağlam
çıkmalı ve bir bomba etkisi yapmalıyız.
Kora(İtalya):
Indica müziğinin özellikle neyini seviyorsun?
Tuomas:
Bu duygulu iyiliksever peri kızlarını müziğinde bana
gerçekten çekici gelen alışılmadık biçimde
eşsiz ve zekice bir şey var. Muhteşem şarkıları, kocaman yürekleri , harika
düşünceleri, Düşler ülkesiyle tanıştıran kişisel günlük
same young fan(same place):
Özür dilerim, evli olsaydın!!!!!!!!!! ama çok güçlüsün,
kaslarını seviyorum! =:D
Tuomas:
Bu gerçekten çok iyi...Sen her şeyin özündesin
Amy(Kalifornia, Amerika):
Gösterilerin birinde ben ve arkadaşlarım sen ve grubun
otobüsün arkasında basketbol oynadığı gördük.Ne sıklıkla spor yaparsın? Oynamayı
ve izlemeyi en çok sevdiğin spor hangisidir?
Tuomas:
Oynamayı ve izlemeyi en çok sevdiğim spor tenistir.
Gençken çok fazla oynardım ve son zamanlarda tenise olan yeteneğimi geliştirmeyi
düşünmeye başladım. Aslında 2 gün önce, 10 senedir ilk kez tenis
oynadım.gerçekten çok iyi bir oyundu.Artık bir raketim ve ayakkabılarım var. Yok
olmuş yeteneğimi tekrar kazanmaya başlayabilirim.
Spor'a karşı pek istekli biri değilimdir fakat Fin beysbolünü,
buz hokeyini ve futboldaki büyük turnuvaları takip etmeyi severim.
Heini(Kuopio):
Dürüstçe cevap ver, hiç bir hayranının sana verdiği bir
şeyi çöpe attın mı? ve gerçekten tüm hayran mektuplarını okur musun?
(inanmıyorum okuduğuna)
Tuomas:
Bütün hediyeler ve mektuplar evimde güvendeler. Eee,bir
keresinde bir hayranım çömlek bir kabın içinde 1.5 metre uzunluğunda bir bitki
hediye etmişti. fakat onu eve götürmek imkansızdı. Düşündüğün için
teşekkür ederim.
Elime ulaşan bütün mektupları tek tek okurum.
Cristina(Wirkala):
Kimse seni izlemediğinde, neler yaparsın?
Tuomas:
Youtube'dan 90'ların disko hitlerini kontrol ederim, kamp ateşi ile konuşurum,
soğuk sosları sirkeye batırırım, ve şarkı söyler, müzik yaparım.
jaime(Peru):
Günde kaç kere sarhoş oluyorsun??
Tuomas:
Whoah, sanırım halkın gözündeki imajımı birazcık düzeltmem
gerekli
Phoebe(İngiltere):
Merhaba Tuomas, nasılsın?
Ünlü olmanın en acayip tarafı hakkında ne söylersin?
Çevrendeki bayan hayranlarının davranışlarından ve sayısından korkuyor musun?
Muhteşemsin!!
Tuomas:
Merhaba Phoebe, Gerçekten iyiyim, Teşekkürler!
En acayip şey bazen herkesin malı olduğumu hissetmem. Artık Rocksound veya
herhangi bir tabloid derginin kapağındaki kişiyi fark edip fark etmeyeceğime
emin değilim. Sadece bana bir kafes ve muz getirin.
Genellikle tanıştığım hayranlarım çok kibar,
iyimser ve anlayışlı oluyor.Bir kaç kere bazı hayranlarımdan veya birkaç acayip
mektuptan birazcık korkmuştum. Daha açık olmak gerekirse, internette ASLA
biriyle sohbet etmem.Messenger veya Skype hakkında hiç bir şey bilmem ve
Facebook gibi şeylere üye değilimdir.İnternette bir kaç "sahte-Tuomas'ların"
olduğunun farkındayım. fakat bu gibi bazı sahtekarların insanları bu şekilde
üzdüğü için özür dilerim.
Calli(Kaliforniya,
Amerika):
Tuomas,
Hangi bilim-kurgu bir hikayede veya peri masalında yasamak isterdin?
Tuomas:
"Ve Sonsuza Dek Mutlu Yaşadılar
(Happily Ever After)" güzel olabilirdi
Ayrıca Duckburg & Moominvalley'i de takip etmeyi çok seviyorum
Helena ja Anni(Hämeenlinna):
Çaldığın şarkılara taktığın lakaplar var mı?
Mesela biz Bye Bye Beautiful şarkısına "Paipatus" diyoruz =)
Tuomas:
Eee evet var, Örneğin Keidenssi-Pentti, Döddödödöö,
Sliippari & While Your Hips Are Still Spread.
MrMikkeli(Mikkeli):
Büyükanne tarzı pek para etmiyor galiba... Özür dilerim...
Tarja geri gelmeli.
Tuomas:
Satışlar benim için çok iyi
|